MENÜ
İstanbul 22°
Favori Lezzetler
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Türkiye'de Gastronomi ve Gastronomi Eğitimi
Chef Özgür Aşcıoğlu
CHEFLER
17 Aralık 2018 Pazartesi
Türkiye de Gastronomi ve Gastronomi Eğitimi

Türkiye'de Gastronomi ve Gastronomi Eğitimi

Türkiye'de bir gastronomik uyanıştan söz ederken bunu 90'ların sonuna çekmemiz gerekir. Sunumların, görece minimalist tabaklama ve porsiyonların yer aldığı, farklı mutfakların reçetelerinin çok da evrilip çevrilmeden, olması gerektiği gibi uygulanmaya başlandığı ve kendi mutfağımızın fark yaratacak şekilde ortaya konmaya başladığı bir süreç.

Bu süreçte bir şefin en güçlü üç dayanağı Mevsimsel, yöresel ve geleneksel öğeler başarıya giden altın yolu belirleyen faktörler. Hangi mevsimde hangi ürünler, nerede bulunuyorsak o yöreye özgü tedarik ve bir şefin geçmişinden getirdiği geleneksel donanım, birikimler en büyük yol göstericiler.

Bu yolda geldiğimiz noktada hala bir çok üniversitede gastronomi bölümleri açılmış olmasına rağmen bizi olmamız gereken noktaya taşıyacak hamleleri yapmaktan uzak, tek düze ve tekrarcı müfredat ve eğitim programlarıyla bir arpa boyu bile yol alamıyoruz. öğrenciler açısından ezberlenecek bilgilerin hap gibi ağızlarına düşmesi beklenirken, eğitmenler tarafından belirlenmiş reçete ve planın dışında, yaratıcılığı ve fark yaratmayı tetikleyici çalışmalar, çabalar parmakla gösterilecek kadar az sayıda.

Yemek eşleşmesi ve Yemek içecek eşleşmeleri artık tabakların hem kendi içinde dengeli ve tutarlı, hem de menülerin içinde lezzetli bir yolculuk sağlaması açısından üzerinde çalışılması gereken olmazsa olmazların başında yer alıyor. Ülkemizin ürün zenginliği öğrenciler tarafından kısmen de olsa bilinmesine rağmen ortaöğretim seviyesinde ciddi bilgi eksiklikleri olduğunu her gün başka örneklerle acı bir şekilde deneyimliyor ve görüyoruz.

Yine Üniversitelerde her yıl bir başka Gastronomi bölümü açılmasıyla birlikte bazı okullarda henüz mutfak bulunmaması, eksik ekipman ve gereçler ile en önemli sıkıntının akademik personel eksikliği olduğunu görüyoruz.

Bu noktada hepimizin misafir olduğu mekanlarda ciddi yanlışlar, eksikliklerle karşılaşılmakta ve sonuçta Türkiye'deki gastronomi sektöründe büyük açıklar oluşmaktadır. Sadece bölüm puanı nedeniyle bir şekilde bu bölüme gelen değil, gerçek anlamda İstekli, bilinçli ve hedefini belirlemiş gençlerin sektörde ilerlemeyi sağlayabileceğini unutmadan, hem okullar hem işletmeler açısından birlikte hareket edilip kalite, özgünlük ve yaratıcılık üzerine bir bilincin ve farkındalığın yaratılması gerekmektedir.

İyi bir şef veya aşçı adayı aynı zamanda menüsündeki tüm içeceklere ve özellikle son zamanlarda farklı kültürlerin kahvelerinin popüler olması nedeniyle kahve konusunda da gerekli eğitim ve sertifikasyonlara sahip olmalı, bilgi, donanım ve becerilerini geliştirmelidir.

Unutulmaması gereken nokta, yemeğin, menüde buluna içecekler ve diğer öğelerle birlikte bir bütün olduğu ve uyumlu bir şekilde sunulup tüketilmesi gerekliliğidir.

Önümüzdeki yıllarda hem lisans hem yüksek lisans eğitimine her geçen yıl daha fazla talep gösteren öğrencilerin eksiksiz bir şekilde sektöre kazandırılması hepimizin ortak dileği ve arzusudur.

2019'a günler kala Türkiye'deki Gastronomik uyanışta umudumuzu kaybetmeden, heyecan ve tükenmeyen bir enerjiyle daha çok araştırıp, çalışıp, Türkiye mutfağını Dünya'da adından bahsettirir duruma getirebilmek dileğiyle.. Herkese iyi yıllar dilerim.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Favori Lezzetler