MENÜ
İstanbul 15°
Favori Lezzetler
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Türk mutfağı bildiğimizden daha kapsamlı; Gaziantep Örneği...
Abdullah Bozgeyik / Yazar
YAZARLAR
4 Eylül 2018 Salı

Türk mutfağı bildiğimizden daha kapsamlı; Gaziantep Örneği...

Sanırım çoğumuz Türk mutfağı konusunda farklı bilgiler ışığında çok şey okumuş veya izlemişizdir. Konuyu biraz daha karıştırmak adına bazı notları sizinle paylaşmak istedim bu yazımla. Bir taraftan konuyu farklı şekillerde inceleyen ve çoğunlukla da öven ve iyi, zengin yönlerini ortaya çıkarmaya çalışan bir kesim diğer tarafta ise aslında mutfakların birbirinden etkilendiği ama sonuçta her mutfağın kendine özgü yönleri nedeniyle konuya özgü çok detaylı çalışmaların yapılması gerektiğinin altını çizenler var malum.

Madem Türk mutfağı bu kadar iyi, zengin de niçin yeterince tanınmıyor? Diye sorabilirsiniz. Bu konuda lafı pek de dolaştırmadan ne yazık ki de bu aşama ana konuyla direk ilgili gibi görünmeyen birkaç detayı da hatırlamada yarar var.

Sadece yiyecek içecek sektörü için değil, genelde hizmet sektörüne yönelik bazı eleştiriler konuya özgü sohbetlerde dikkatimizi çekiyor.

Temizlik ve hijyen konusunda pek de başarılı değiliz. Çoğu restoranda WC ve üretim, depolama alanlarının temizlik açısında en az ilgi gösterilen alanlar olması

Gıda içerikleri hatta kalitesi çoğu markada merdiven altı üretimden dolayı tüm sektöre ve ne yazık ki biz tüketicilere zarar veriyor.

Kayıt dışı üretim ve ekonomik kayıp yanında istihdamda kalite sorunu. Çok sayıda yabancı ve mevsimlik işçi çalıştırılması, kısa sürede açılıp kapanan oteller ve restoranlar.

Sahte üretim tedirginliği,  Gıda güvenliği konusunda güven eksikliği, tarladan sofraya olan zincirin kontrol altında olmaması.

Bir şehir veya ilçeye yönelik “ot festivali” yapılması ve nereden ne ot bulunursa festivalde sergilenmesi ve doğal, organik diye de satılması.

Zincir restoranlarda yemek kalitesi ve servisin bile aynı standardı tutturulamaması. Merkez tarafından verilen bazı imkanların ise maliyetleri düşürmek adına yanlış kullanılması.

Bir şehir veya ilçeye yönelik özel koyun-kıvırcığın, genelde doğallığı, yediği otlar vs nedeniyle talep görmesi üzerine başka şehir ve bölgelerden getirilen hayvanların orada kesilip damgalanması ve oraya özel etlerle birlikte satılması.

Tüm bu olumsuzluklar çözülebilir. İşte tam da bu aşama iyi yapılan şeyleri de hatırlamakta yarar var ki bu konuda GaziAntep başarılı çalışmalarla yüzümüzü ağartıyor. Basında bu konuda çok haber var doğal olarak.

UNESCO tarafından seçilen Yaratıcı Şehirler Ağı'nda 116 şehir arasında yer almayı başararak adını tüm dünyaya duyuran Gaziantep, 20 - 22 Eylül tarihlerinde uluslararası bir gastronomi festivaline imza atacak. (Dünya Gazetesi)

Gaziantep çalışmaları için şu linkleri inceleyebilirsiniz: www.gagev.org.tr/ ,  http://gastroantepfest.com/ ve http://www.gastroantep.com.tr/ 

 

Gaziantep mutfağı konusunda uzun uzadıya notlar yazmak yerine sizleri “GastroAntep” festivaline davet ediyorum. Eminim bazı detayları, çalışmaları ve eşsiz tatları yerinde görerek ve deneyimleyerek çok memnun ayrılacaksınız memleketimden.

 

Bu kapsamda diğer illerimizin de Türk mutfağını tanıtmak adına güzel çalışmalar yapmalarını arzu ettiğimi de belirtmek isterim. Ülkemizin mutfağını tanıtmak için bu konuda benim öncülüğümde bir ekip yaklaşık bir yıldır çalışıyor. Başlangıç olarak Türkiye, İngiltere ve Finlandiya için kurgulanıyor çalışmalar. Bir konferans serisi projesi yapıyoruz. Bu konuda muhtelif haberler yayınlandı. Öncelikle belirtmek isterim ki söz konusu haberlerde ve duyurularda bahsi geçen kurumlar ve kuruluşlar "Benim Finlandiya Savonia Üniversitesi ile hazırladığım 'Food, Culture and Tourism' - Yiyecek, Kültür ve Turizm' temelli konferans serimizin sadece yerel iş ortakları veya yerel bazda destekleyicileridir. Proje benim ve Savonia üniversitesinin girişimidir. Başlangıç olarak Finlandiya, İngiltere ve Türkiye olarak üç ülke için proje hazırlanıyor. İlgili tüm ülkelerden kurum ve kuruluşların projemize ilgisi ve muhtemel katkısından memnuniyet duyuyoruz.

GastroAntep festivaline ben ne yazık ki “Yiyecek, Kültür ve Turizm” odaklı konferans serimiz için söz konusu tarihlerde, hatta biraz daha uzun süre ile 17-26 Eylül tarihleri arasında projemiz Finlandiya strateji toplantımızda olacağımdan katılamıyorum.

GastroAntep festivaline gideceklere şimdiden afiyetler olsun diyorum.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Favori Lezzetler