MENÜ
İstanbul 16°
Favori Lezzetler
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Merhaba...
Ziya Yıldız / Lezzet Gezgini
YAZARLAR
12 Mart 2019 Salı

Merhaba...

Yirmi üç yıllık iş hayatımın son on dokuz yılında aralıksız seyahat ediyorum. Gerek güzel ülkem Türkiye içinde gerekse yurtdışında birçok yere gittim. E tabi doğuştan geldiğini düşündüğüm yeme içme merakım yüzünden her gittiğim yerde birçok yeni lezzet tattım.

Geçenlerde Türkiye’deki en saygın, en iyi lezzet ustalarından biri olarak gördüğüm Haldun Tüzel Beyle sohbet ederken bu seyahatlerimde tanıdığım mutfak kültürleri, tattığım lezzetler ile ilgili yazılar yazmak istediğimi bunca birikimin boşa gitmemesi gerektiğini en azından çocuklarıma ilerde yapacakları seyahatlerde rehberlik edeceğini düşündüğümü söyledim. Sağ olsun kendisi Favori Lezzetler ailesinin bünyesinde bu yazıların değerlendirilebileceğini söyledi. İşte ilk yazımla karşınızdayım.

Efendim ben bir Ziraat Mühendisiyim ve sebze tohumu işinde çalışıyorum. Sebze tohumu ile ilgili yazacak çok şeyim var ancak bunları sonraki yazılarıma bırakmak istiyorum. Tohum işi doğası gereği en doğru çeşidin ıslahını gerektirir. Bundan yıllar önce en doğru çeşit en verimli ve raf ömrü en uzun olan çeşitti. Daha sonra küresel tohum ticareti nedeniyle tohumlar dünyada çok fazla dolaşmaya başladı ve bitkilerde görünen hastalıklar neredeyse her yere yayıldı. Bu dönemde en doğru çeşit hasatlıklara en çok dayanan çeşitti. Ancak o yıllarda hep bir şey ihmal edildi ya da görmezden gelindi: Lezzet! Daha sonra insanlar yedikleri domatesten, biberden, karpuzdan zevk almamaya başladı. Toplumdan nerde o eski lezzetli sebzeler sesleri yükseldi. Tabi ki tohum firmaları talep yapısındaki bu değişikliğe hızlı bir refleksle yanıt verdi ve tüm çeşit geliştirme çabalarını üstün lezzetli çeşitler geliştirmek üzerine yoğunlaştırdılar. İşin içine lezzet unsuru girince bizlere de şefler, gurmeler, lezzet ustaları ile birlikte çalışmak düştü. Diğer bir yandan tadım yapmak ve en lezzetli sebzeyi seçmek üzere kendimizi de yetiştirdik. Seyahatler, yılların birikimi, arada sırada mutfağa girip bir şeyler hazırlamalar derken sizlerin huzuruna çıkmak da böylece kısmet oldu.

Son sekiz yıldır çoğunlukla Kuzey ve Güney Amerika kıtalarına seyahat etmem gerekti. Kanada’dan Şili’ye kadar bölgedeki çoğu ülkeye birçok kez gittim. Her gittiğimde yeni lezzetler tatma fırsatım oldu. Sizlere tüm tecrübelerimi aktarmak restoranlar ve yemekler önermek istiyorum.

Daha çok bir tanışma yazısı içeriğiyle karşınızda olduğum bu yazıda en son döndüğüm Amerika Birleşik Develeri ile ilgili bir şeyler yazmak istiyorum.

Aslına bakarsanız ABD oldukça genç bir ülke. Koloni döneminde ve öncesinde aldığı göçlerle kurulmuş birçok kültürü içinde barındıran karma bir yapısı var. Bu durum doğal olarak mutfak kültürünü de etkilemiş. ABD’ne özel bir mutfak yok diyebiliriz aslında. Çünkü baktığınız zaman bir mutfak kültürü öyle yüz yılda iki yüz yılda oluşmuyor. Bunun için çok daha fazlası gerekiyor. Ancak endüstri devrimi sonrası giderek zenginleşen ABD, ikinci dünya savaşında perişan olan Avrupa ülkelerinin bıraktığı boşluğu iyi doldurarak süper güç haline gelmiş. İşte endüstri devrimi ve süper güç olmanın getirdiği yüksek gelir yani zenginlik ABD mutfak kültürünü de etkilemiş. Ancak dünyaya hediye ede ede fast food hediye edebilmişler. Tek ABD yemeği var diyebiliriz o da Hamburger. Aslına bakarsanız hamburger de kökenleri orta Asya’ya kadar uzanan kadim bir yemek ancak ABD de başlayan üretim ve endüstrileşme hareketi sonucu ortaya çıkan zincir restoranlar sonucu tüm dünyaya yayıldığından dolayı hamburger ABD’ne mal olmuş durumda.

Evet ABD’ne hizmet sektörü neredeyse tamamen zincirlerden oluşuyor. Oteller, restoranlar hep zincir. Elbette butik ve çok ünlü restoranlar ve şefler var ancak bunlar oldukça az ve pahalı. Diğer bir yandan bir sentez. Yani çok iyi restoranlarda Fransız, İtalyan, Japon mutfaklarına ait yemekler servis ediliyor.

ABD de benim dikkatimi çeken bir konuyu anlatmak istiyorum. ABD’de restoranları kabaca ikiye ayırabiliriz. Sipariş ederken yani yemeden önce parasını ödediğiniz restoranlar ve sipariş edip bekleyip yedikten sonra parasını ödediğiniz restoranlar. Bu iki tür restoranlar arasında ciddi farklar var. Birinci tip restoranlarda her şey paranızı ödedikten sonra bir an önce gitmeniz için tasarlanmış. Diğerleri ise sizi uzun sürelerde restoranda tutarak sürekli yeni bir şey sipariş etmeniz üzerine tasarlanmış. Endüstrileşme böyle bir şey. Her şey bilimsel. Araştırmalar yapılıyor ve renk seçimlerinden tutun mobilyaların tasarımına kadar her şey konsepte göre dizayn edilip seçiliyor. Birinde çok rahat koltuklar ve masalar varken diğerinde gerçekten bir an önce kalkıp gideceğiniz masa ve sandalyeler var. Hatta hiç orda oturmayın paket yaptırın gidin en güzeli. Hem sizin için hem restoran için en iyisi bu. İşte bunun içinde arabaya servisi bile icat etmişler. Ancak diğer tip restoranlar ise Premium olarak anılıyor ve sizi tutabildiği kadar içerde tutmaya meze, yemek, tatlı değişik içecekler sipariş etmenizi teşvik ediyor. Biraz daha lüks olsalar da hepsi zincir. Yani menü aynı. Fabrika gibi, menüde ne varsa o. Bunun dışında bir şey isteme şansınız yok.

Ancak bu kültürü öylesine güzel pazarlayıp bütün dünyaya servis etmişler ki adını bir hamburger çeşidi olan Big Mac'ten alan Big Mac endeksi diye bir şey var. The Economist dergisi tarafından 1986 yılından beri yayınlanıyor. Endeks birçok ülkenin fiyat düzeyini ve satın alma gücünü o ülkedeki Big Mac fiyatlarına göre karşılaştırmasını yapmamız sağlıyor.

Tüm bunlar yanında tabi ki ABD ile özdeşleşmiş yemekler de var. Mac&Cheese isimli özel tarifli bir makarna, şükran günü hindisi, Clam Chowder adında müthiş bir çorba, Pancake, Doughnut ve birçokları ile karşınızda olmaya devam edeceğim. Ayrıca Le Coucou, Fish Cheeks, Via Carota gibi butik restoranları da sizlere tanıtmaya çalışacağım. Tabi bunlar sadece ABD için değil, daha birçok ülke de aldığım notlarım sizlerle paylaşmak için hazır.

Yani sayılarda görüşmek üzere.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Mustafa TÜTÜNCÜOGLU
 12 Mart 2019 Salı 17:36
Merhaba birikimlerinizi paylaşacağız yazılarınızı bekliyoruz selamlar
Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Favori Lezzetler