MENÜ
İstanbul 11°
Favori Lezzetler
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Dostluğun Tatlı Kitabı
Zeynep Bilge Balaban / Lezzet Gezgini
YAZARLAR
19 Mart 2018 Pazartesi

Dostluğun Tatlı Kitabı

Umudunuzun hayatta bir ışık gibi yolunuzu aydınlattığı zamanlarda ışığınızı kaybettiğiniz kaybolduğunuz hissine kapıldığınız oluyor mu?
Kimi zaman dünyada olup bitenler kimi zaman öylesine akıp giden hayat, bazen ışığımızı alıp götürüyor ve yeniden umutlanmak için bizi takatsiz  bırakıyor.
İşte böyle zamanlarda umudun her zaman var olduğunu , doğayla ve genç insanlarla vücut bulduğunu görmek insana ve yaşamın döngüsüne iyi geliyor.....


Tıpkı bahar gibi, tıpkı yeni doğan gün gibi...
Anlatacağım ışıl ışıl gözleri ile geleceğe bakan iki genç insanın dostluk, sevgi ve mücadele ruhunun ilham verici hikayesi...
Hikayenin kahramanları Üsküdar Amerikan Lisesi öğrencisi Defne Yığcı ve Yağmur Özmen....
Ortaokul yıllarına dayanıyor dostlukları.


Bir gün Yağmur'a "Lenfoma( Bir kanser türü) teşhisi konulması ile başlıyor gibi gözüken kara bulutlar.
İşte  o gün daha güçleniyorlar, hastalığın karşısında yaşama el verip   sıkıca kenetleniyorlar birbirlerine.
Defne, Yağmur'un başına gelenden dolayı üzgün ama pes etmeyecekler, hayata zeytin dalını tekrar uzatacaklar; çünkü dostlukları her şeye göğüs gerebilecek kadar güçlü.
"Dostluğun tatlı kitabı"  ya da Defne Yığcı 'nın kitabı  "Aslında ben tatlıyım" işte tam da bu andan itibaren yazılmaya başlıyor...


Defne, Yağmur'a lenfoma teşhisi konulduktan sonra Yağmur'un abur cubur sağlıksız besinler yeme merakının  arkadaşına  nasıl zarar vereceğini  düşünmeye başlıyor. Yağmur'u bu yeme alışkanlığından vazgeçirmeye çalışsa da her seferinde Yağmur'dan "Tatlı beni mutlu ediyor" cevabını alıyor. Şekersiz ve unsuz yiyeceklerle de mutlu olunacağını Yağmur'a ispatlamaya kararlı olan Defne
ne yapacağı konusunda düşünürken annesinden gelen "bulduğumuz sağlıklı şekersiz ve unsuz tarifleri evde yapalım" teklifi  ile Yağmur'a şekersiz tatlıları sevdirme konusunda ilk adımını atıyor.

Annesinin desteğini de arkasına alan Defne kendi evlerinin mutfaklarında şekersiz tatlı tariflerini yapmaya başlıyor. Damak zevkine güvendiği babasına yaptığı şekersiz tatlıların tadımını yaptırıyor. Babasından tam not alan tatlılar, Yağmur'un doğumgününde sürpriz olarak karşısına geliyor. Yağmur hayatının hem en  tatlı sürprizi ile karşılaşıyor hem  de sağlıklı ve tatlı gıdalarla tanışıyor. Arkadaşı Defne sayesinde Yağmur yavaş yavaş sağlıksız tatlı yeme merakından vazgeçiyor. Bir kar tanesi olarak başlamış olan bu fikir, çığ gibi büyüyerek  bir kitap haline geliyor. "Ben Aslında Tatlıyım"ortaya çıkıyor. Defne, kitap için doktorların da fikrini  alıyor.
Dışarıdan alınan şekerin bedenimizin ihtiyaç duymadığı bir madde olduğunu, şekeri vücudumuzun kendi kendine üretebildiğini,  fazla şeker  alınmasının obeziteye ve pek çok sağlık sorunununa neden olduğunu  konunun uzmanı doktorlardan öğreniyor.
"Ben aslında tatlıyım ", "Dostluğun Tatlı "kitabına dönüşerek Yağmur'un tedavi süreci boyunca ona yol arkadaşlığı yapıyor.


Yağmur'un ailesi, özellikle annesinin hastalıkla yüzleşme ve tedavisi konusunda  söyledikleri unutulmaması gerekenlerden "Hastalığı  hep beraber ailece üstesinden geleceğimizi düşündük. Bu süreçte de "ayakları sağlam yere basan biri olması gerekiyordu. Mantıklı ,endişeye kapılmadan karar alınması gereken dönemlerde bu görevi ben üstlendim.Bu da ailece tedaviye daha kolay uyum sağlamamızı ve hepimizin ayaklarının daha sağlam yere basmasını sağladı.Yağmur'un tedavisi bir yıl sürdü. Zorlu süreç sona erdi.
Kara bulutlar dağıldı. Artık güneş Defne ve Yağmur'un gözlerinde daha bir ışıl ışıl daha umutlu, daha bahar...
Yağmur'un söyledikleri  çarpıcı "Hastalık süresince tanıdıklarım, arkadaşlarım bana "Elden ne gelir?" diyerek hastalık karşısında çaresiz olduklarını söylediler. Ama Defne'nin yaptığı insanın isterse elinden  birşey gelebileceğini gösterdi."
Defne "Yeme demek mantıksız yerine bişey koymak gerekiyor" diyebilecek kadar vizyoner ve donanımlı ."Kelebek etkisine" ve atılacak olumlu her bir adımla dünyanın değişeceğine  inanan bir aktivist .
Yağmur ise yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayata inadına gülümseyen güneşten bir kız.
Sıcak çayımızın içimizi ısıtan buğusuyla sohbet ederken "aslında ben tatlıyım "tarifleri ile hazırlanmış trüfler ve limonlu tartı tadarken gülümsemelerimiz  ışık saçıyor ve geleceğe umutla bakıyorduk......
Bizi bir hikayede de olsa birleştirdiği için şükranlarımızı sunuyorduk hayata...

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Ali Özinanç
 22 Ekim 2018 Pazartesi 17:13
Bu hassas ve önemli durumu, belki de umutsuzlukla başlayacak çaresizliği nazikçe umuda ve şifaya dönüştürerek ışık saçan bu ruhu, bizlere yansıttığın için teşekkürler Z. Bilge Balaban... Umarım bu KELEBEK ETKİSİ ilelebet devam eder...
 Ali Özinanç
 21 Ekim 2018 Pazar 12:46
Çaresizlikten çareye geçme, umutsuzluğa kapılmadan umuda sarılma... Arkadaşlığın içindeki dostluk ateşinin ruhumuzu sarması... Gerçekten çok etkili ve anlamlı bir dayanışmayı güzel bir şekilde anlatıp anafikri paylaştığın için teşekkürler Bilge... Umarım bu "kelebek etkisi" kesintisiz devam eder...
 Fatma Gulnar McCann
 30 Ağustos 2018 Perşembe 03:13
Muhtesem bir yazi. Dusunen insanin neler yapabileceginin en guzel anlatimi. Sevginin basarisi. Ellerinize ve emeginize saglik. .
 Esra Taşdemir
 25 Mart 2018 Pazar 21:07
Sevginin ne kadar büyük bir güç olduğunu bir kez daha görüyoruz. Sevgi her şeyin üstesinden gelir. Çıkmaz sandığımız sokaklarda bir çıkış gibidir sevgi. Sevgili Defne''yi yürekten kutluyorum. Yağmur''da çok şanslı böyle güzel kalpli ve düşünceli bir arkadaşa sahip olduğu için. Hayatın koşuşturmasında bize bu güzel olayı hissettirerek aktaran sevgili hocam kaleminize sağlık.
 Esra Taşdemir
 25 Mart 2018 Pazar 21:07
Sevginin ne kadar büyük bir güç olduğunu bir kez daha görüyoruz. Sevgi her şeyin üstesinden gelir. Çıkmaz sandığımız sokaklarda bir çıkış gibidir sevgi. Sevgili Defne''yi yürekten kutluyorum. Yağmur''da çok şanslı böyle güzel kalpli ve düşünceli bir arkadaşa sahip olduğu için. Hayatın koşuşturmasında bize bu güzel olayı hissettirerek aktaran sevgili hocam kaleminize sağlık.
 Cevat savkin
 22 Mart 2018 Perşembe 09:15
Hocam hayırlı olsun
 Ebru Kıran
 20 Mart 2018 Salı 23:58
Zeynep Bilge hanim yazınızı okudum çok begendim adeta şairane gibi yazmışsınız kitabı en yakın zamanda alıp tarifleri bir an önce denemek istiyorum.
 Nevin us
 20 Mart 2018 Salı 22:36
Tıp kı buna benzeyen bir hikayeyi çok yakın bir zaman dayaşadık ama sonu bu kadar güzel bitmedi..ama biz geride kalanlar hayata sımsıkı sarıldık bende mutfağa ve yemeklerime tutundum onca güzel lezzetler benim hep sıkıntılı zamanlarımdan çokmıştır...hayatta her son bir başlangıca gebedir ve yaradanın bizimle sınavıdır????
 Hilal Çabuk
 20 Mart 2018 Salı 15:01
Bizleri , böylesine güzel dostluklarla tanıştırdığınız , sıcacık , iyimser , aile gibi arkadaşların varlığına inandırdığınız ve Yağmur ve Defne’nin inançlarını yitirmeden , hayata karşı pes etmek yerine sonuna kadar direnmelerini bu denli güzel yorumladığınız için , elinize , emeğinize, yüreğinize sağlık Hocam.
 Ayhan Erdinç
 20 Mart 2018 Salı 14:00
Arkadaşlığın ama gerçek arkadaşlığın ne olduğunu alışılmış örneklerin dışında çok farklı ve çok anlamlı bir anlatımla ele almışsınız. Yapma,yeme,içme gibi yaptırımı olmayan anlamsız yaklaşımların yerine YOL GÖSTERİCİ yaklaşımınız çok etkileyici.ÇOK DUYGULANDIM.YÜREĞİNİZDEN KALEMİNİZE GİDEN YOLLARINIZ HEP AÇIK OLSUN...
Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Favori Lezzetler